İşte Avrupa! İşte Erasmus!
-
Üniversite öğrencileri için yurtdışında öğrenim görme veya staj yapma imkânı!
Hem de Avrupa Birliği tarafından verilen hibe ile hiç ek para harcamanıza gerek kalmayacak. Ünlü filozof Erasmus’un adının verildiği bu programla siz de Avrupa’daki bir üniversite’de 3 aydan 1 yıla kadar değişen sürelerde eğitim alabileceksiniz.
Erasmus programı birkaç yıldır Türkiye’de hızla uygulanıyor. Her dönem başka öğrenciler geliyor ve gidiyor. Sizin için de böyle bir yurtdışı macerası çok güzel bir deneyim olabilir. Özellikle sözel bölümlerde okuyanlar (işletme, uluslararası ilişkiler.. gibi) mutlaka bu deneyimi yaşamalıdır. Bu yazıda Erasmus’a seçilim, yurtdışına gidiş ve orda öğrenim esnasında genel olarak neler yapmanız gerektiğini bulacaksınız.
Türkiye’deki neredeyse bütün üniversitelerin Avrupa’daki başka üniversitelerle anlaşmaları var. Tek yapmanız gereken üniversitenizdeki Erasmus seçim zamanını kaçırmamak. Erasmus’a başvuran öğrenciler arasından bir seçim yapılması gerekiyor. Bu genellikle, not ortalaması ve ingilizce seviye düzeyleri göz önüne alınarak yapılıyor. Başvurmak için not ortalamanızın bazı üniversiteler için en aşağı 2.0, bazıları için de 2,5 olması gerekiyor. Bazı üniversiteler ingilizce yeterlilik sınavı bile yapıyorlar. Sınavdan en yüksek notu alan elbette Erasmus’a gitmeye hak kazanıyor.
Okulunuzun prosedürünü iyice öğrenmeden Hiçbir şeye kalkışmayın. Mutlaka zamanları kontrole din. Başvuru zamanı, belgeleri tamamlama zamanı vs. Daha sonra vize, pasaport işlemlerinizi yapacaksınız. Gideceğiniz üniversitenin ders programını mutlaka kontrol edin. Alamayacağınız dersler sunan bir üniversite boşa kayıp olan bir yıl demektir. Okunuzun uzamaması için orada alacağınız dersler ve o derslerden geçmeniz önemlidir. Bütün her şeyi dikkatle inceleyin, bütün dökümanlarınızı tamamlayın. Her şeyden emin olun ki, yurtdışında her hangi bir problemle karşılaşmayın. Sonra uçak biletinizi gideceğiniz günden 2 ay önce alın. Bu süre en az 1 olmalıdır. Yoksa bilet fiyatları çok arttığı için siz zarara uğrayabilirsiniz.
Giderken yapacağınız bütün harcamalar Maalesef size aittir. Pasaport, vize ve uçak bileti ücretini kendiniz karşılamak zorundasınız. Bütün bunlar size en aşağı 500 liraya mal olacaktır. Eğer uçak biletini gidiş dönüş alırsanız en ucuz şirketi bulmaya çalışın. Bazen başka bir uçakla ülkeye gidip ordan trenle diğer ülkeye geçmek daha uygun oluyor. Bunun için gelirken schengen vizesi almanız gerekiyor. Schengen vizesi, Avrupa birliği üyesi ülkeler arasında hiç sınır yokmuş gibi rahatça gezmenize yarar. Eğer Türkiye’de iken Schengen alamazsanız endişenmeyin, yurtdışındayken bulunduğunuz yerdeki konsolosluklara başvurarak da Schengen vizesi alabilirsiniz.
Seçeceğiniz ülke de çok önemlidir. Fransa, İspanya, İtalya ve İngiltere çok tercih edildiği için oralara gitme ihtimaliniz düşük olabilir. Fakat eğer mümkün olursa mutlaka oralara gidin. Ne kadar gelişmiş bir ülkeye yakın olursanız, o kadar Avrupa’da havası hissedeceksiniz. Diğer Macaristan, Hollanda, Polonya gibi ülkeler de öğrencilerin en çok gittikleri yerler arasında. Buralarda da Avrupa’nın gözde okullarına gidebilir, yeni kültürler tanıyabilirsiniz.
3000 Euro hibe!
Avrupa birliği öğrenciye vereceği para yardımını yani hibeyi gidilecek ülkeye göre belirliyor. Bazı ülkeler için toplamda 3000 Euro hibe verilirken, bazıları için 1500 Euro veriliyor. Fransa gibi pahalı bir ülkeye giderseniz daha fazla hibe alırsınız. Fakat hibeniz oranın günlük yaşantısı pahalı olduğu için hızla tükenecektir. Oraya gittiğinizde okul sizi yurtlara yerleştirir. Gitmeden önce yerleşim için anlaşma yapmış olmanız şart. Kalacağınız yer mutlaka belli olmalı. 2 kişilik mi yoksa 1 kişilik mi oda istiyorsunuz, onu da seçeceksiniz. Eğer derslere daha fazla yoğunlaşmak isterseniz 1 kişilik oda sizin için daha iyi olacaktır. Yabancı biriyle beraber 5 ay geçirmek de farklı olabilir.
Gittiğinizde sizi havaalanından almaları için gideceğiniz okuldan birileri ile görüşebilirsiniz. Eğer size, havaalanından sonra hangi araca binmeniz gerektiği konusunda yardımcı olurlarsa mutlaka yolu ve araçları iyice öğrenin. Gideceğiniz ülkenin dili de önemli. Oranın dilinde birkaç sözcük söylemeyi öğrenin. Tren yolculukları Avrupa’da çok yaygın olduğu için, gidince muhtemelen trene bineceksiniz. Bavulunuza her zaman sahip çıkın.
Yurdu bulup yerleştikten sonra bazı üniversiteler “oryantasyon haftası” düzenliyorlar. Oryantasyon haftasına katılın ve neler yapmanız gerektiğini öğrenin. Üniversitede dersler başladığı gün okula gidip bölüm koordinatörünüzü bulun ve yeni ders programınızı oluşturun. Mümkünse hemen o gün derslere girmeye başlayın. Genelde Türkiye’de yapılan “Learning Agreement”daki derslerin aynısı siz yurtdışına gittiğinizde açılmıyor. Böylece yepyeni bir Learning Agreement hazırlamanız gerekiyor. Bunun için Learning Agreement’ın ikinci sayfasını kullanacaksınız.
Derslerinize mutlaka gidin, devamsızlık yaparsanız size hiç ECTS vermezler. ECTS, yurtdışında kullanılan bir kredi sistemi. 30 ECTS tamamlamazsanız size ne hibe verirler ne de Erasmus’unuzu sayarlar. 30 ECTS’lik derslerden mutlaka geçmeniz de şart. Çünkü iş sadece yurtdışına gitmekle bitmiyor. Döndüğünüzde Erasmus’u saydırıp kalan hibeyi almanız lazım. Hibenin en fazla yüzde 80′i siz yurtdışına gittikten sonra yatıyor. Bazen 1 ay, bazen 2 ay sonra yatıyor. Bu yüzden belgeler konusunda hemen işlerinizi halleder ve ısrarcı olursanız paranızı erken alırsınız. Kalan miktar da siz Türkiye’ye döndükten sonra yatıyor. Yine parayı almadan önce vermeniz gereken belgeler oluyor.
Verilen para orda yaşamanıza gayet güzel yetiyor. Hatta gezmenize ve hediyeler almanıza da yetecektir. Yine de parayı israf etmemeye gayret edin. 50 Euro’ya bir akşam yemeği yemektense 10 Euro’ya başka bir kafede farklı ama yine güzel yemekler bulabilirsiniz.
Dersler ingilizce olacak. Kitaplar da ingilizce olacak. Çevrenizde diğer insanlarla ingilizce konuşacaksınız. İngilizce konuşarak kendinizi geliştireceksiniz. Fakat şu unutulmamalı ki Erasmus’a ingilizceniz yetersiz ise gitmeyin. Orda hüsrana uğramayın, ya da zorlanmayın. Türkiye’deyken elementary seviyeniz varsa, o sizi idare edecektir. Konuşmaktan korkmayın, insanların arasındayken sohbet açın.
Öğrenim sırasında, haftasonları mutlaka başka illere gezmeye gidin. Gittiğiniz üniversiteyi, çevreyi ve ülkeyi tanıyın. Bir sürü arkadaş edineceksiniz. Her akşam sizi partilere davet edecekler. Dünyanın her yerinden arkadaşlarınız olacak. Siz onları Türkiye’ye davet edeceksiniz, onlar da sizi kendi ülkelerine davet edecekler. Dünyanın dört bir yanında eviniz olacak.
Dönmeden önce derslerin bütün sınavlarını vermeniz gerekecek. Bölüm koordinatörünüzden derslerin “transkript”ini alacaksınız, Erasmus genel koordinatörü de size katılım sertifikası verecek. Türkiye’ye döndüğünüzde final raporunuzla beraber oları da kendi okulunuza vereceksiniz.
Bunun en güzel tarafı, yeni insanlar ve yeni bir kültür keşfedeceksiniz. Dünya görüşünüz açılacak, çok güzel ve unutulmaz bir deneyim yaşayacaksınız. Mesleki hayatınızda da size çok yardımcı olacak. CV’nizde yurtdışından bir üniversitenin adı olması size diğerlerinin yanında artı puan kazandıracak. Tek başınıza olmaktan korkmayın, orda asla tek başınıza kalmayacaksınız. Ailenizin desteğini almaya çalışın. Bir çok öğrenci ailesi ile tartışarak geliyor. Fakat döndüğünde her şey normale dönüyor. Eğer ailenizi ikna edemezseniz, onları okuldaki hocalarınızla görüştürün. Erasmus gibi bir olanağa sahipsiniz ve bunu kullanmak da en doğal hakkınız. Avrupa’da hayatın tadını çıkarın, eğlenin ve mutlaka bol bol fotoğraf çekinin..















14 Mart 2010 at 21:31
Erasmus öğrencilerinin İspanya’da kaldığı İspanyol Pansiyonu adlı filmi izledikten sonra insanın canı öyle bir çekiyor ki Erasmus ile Avrupa’ya gitmeye, o meşhur pansiyona gitmeye..