Johnny Depp-Tim Burton İkilisinin Fantastik Yolculukları
-

“Solgun, her an kırılabilir gibi görünen, saçlarının bir önceki gecenin yastık mücadelesinden fazlasını gösterdiği üzgün bakışlı bir adam. İlk düşündüğüm ‘biraz uyu’ demek oldu, tabi söylemedim. Elleri, onları havada kontrolsüzce sallaması, sinirli bir şekilde masaya vurması, kesik kesik konuşması, kocaman açtığı, meraklı gözleri. Bu hiperaktif kaçık adam Edward Scissorhands’di.”
Johnny Depp, Edward Scissorhands rolü için gittiği görüşmede fantastik yönetmen Tim Burton’la ilk karşılaşmalarını böyle anlatıyor. Edward Scissorhands, Johnny Depp’in sözlerinden de anlaşılacağı gibi Burton’ın kendinden en fazla şey koyduğu en kişisel filmi olduğu gibi Johnny Depp-Tim Burton birlikteliğinin de başlangıcı oldu. 1990 tarihli film iki mekanda geçiyordu. Biri Burton’ın içinde büyüdüğü ve kendini hiçbir zaman oraya ait hissedemediği banliyö yaşamını pastel tonlarda oldukça muntazam bir şekilde tasvir ediyordu. Diğer kısım ise Edward’ın büyüdüğü gri tonlardaki gotik şatoydu. Bu şato Burton’ın sıkıldığı banliyö yaşamından kaçmak için kullandığı hayal dünyasının da bir temsilcisiydi. Edward’ın yaratıcısı onun ellerini tamamlayamadan ölünce Edward kendini banliyö yaşamının ortasında buluyordu(Edward’ın yaratıcısını Burton’ın hayranı olduğu Vincent Price tarafından canlandırıldığı not düşelim). Farklı olanı kabul etmekte zorlanan bu insanlar (Burton’ın yaşadığı en büyük sorunlardan biri) kısa süre sonra deri kıyafetleri, dağınık saçları ve kesik içindeki yüzü olan bu yabancıyı dışlarlar.Yazının Devamını Blog Dergisi 1. sayısında bulabilirsiniz.














16 Ağustos 2009 at 04:34
harıka olmus
16 Ağustos 2009 at 04:58
teşekkürler umut